Geçmişimizden bugüne yansıyan ve gelecekte yürütülecek çalışmalara ışık tutması amacıyla bahçe kültürümüzün temel özellikleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

- Doğa ile uyumludur.

- “Doğaya saygı ve en az müdahale” temel yaklaşım olarak ele alınmıştır.

- Tasarımda sadelik ve sakinlik ön plandadır.

- Kullanılan birçok öge manevi anlam içerir.

- Kültürümüzde ağaç, simgesellik özelliği yanında kutsallığı ile de ön plandadır. Bu nedenle bitkilere müdahale edilmemiş ve doğal formları korunarak düzenleme yapılmıştır.

- Bahçelerin yer seçiminde öncelikle arazinin genel konumuna, eğimine ve manzarasına dikkat edilmiştir.

- Çok eğimli alanlarda toprak hareketlerinin önlenmesi için setler ve sofalar gibi yöntemler kullanılmıştır.

- Bahçe zemininin doğal kaplamasıyla veya toprak olarak bırakılması tercih edilmiştir. İşlevlerin yoğun olduğu ya da gölet, havuz, çeşme başı gibi belirgin alanlar taş, mozaik ve benzeri malzeme ile kaplanmıştır.

- İşlevsellik önemlidir. Bahçede kullanılan ağaçlar; gölge, koku, renk özelliklerine göre seçilmiş, bahçe sınırında bahçenin görünülebilirliği de dikkate alınarak daha yoğun ağaç kullanılırken, iç kesimlerde gölge ve görsel amaçlı bitki kullanımına özen gösterilmiştir. Çınar, dişbudak, ıhlamur, karaağaç, çitlembik, meşe, defne, erguvan ve ahlat yerin özellikleri de dikkate alınarak tercih edilen ağaç türlerindendir.

- Ayrıca bahçelerde bulunduğu bölgesine göre değişen, erik, armut, badem, kiraz, kayısı ve şeftali gibi meyve ağaçlarına hem çiçek güzelliği, hem de meyvesi için yer verilmiş; üzüm bağları ve sebze bahçeleri de yer almıştır.

- Çiçekler özel bir yere sahiptir. Kokulu ve göze hoş görünen çiçekler renk ve tür karmaşıklığı oluşturulmadan kullanılmıştır.

- Su, bahçenin en önemli elemanıdır. Bu nedenle yer seçiminde deniz veya dere kenarları, gölet veya havuz ve hatta en basit şekli ile çeşme olarak su, bahçe içinde mutlaka yer almıştır.

Kültürümüzün önemli bir elemanı olan ‘bahçe’ kavramının, yukarıda sıralanan esaslar çerçevesinde ele alınarak ‘millet’ ile bütünleştirildiği ve günümüzde de örnek alınacak nitelikteki pek çok uygulamadan elde edilmiş ve dolayısıyla tarihsel gelişimimizin bir parçası sayılabilecek bu temel özelliklerin, bundan sonra yürütülecek çalışmalarda da öncelikli olarak göz önüne alınması önem taşımaktadır.